Bana kalbinden temiz bir sayfa açtığın için..
8 Ocak 2014 Çarşamba
10 Şubat 2013 Pazar
Yargı
Sizce bir insanı dış görünüşüyle yargılamak doğru mudur ? Kiminiz ''Evet'' kiminiz ''Hayır'' dedi değil mi ? Bence bunu düşünemeyiz yani şöyle ne evet ne hayır. İnsan içinde nasıl düşünceler taşıdığını bazen dışarıdan gösterir bazense göstermez. Birisinin aklında ne tür düşünceler var bilemeyiz. Zengin ve giyimi kuşamı yerinde olan birisi aptal olabilir veyahut görgüsüz ya da terbiyesiz . Aynı zamanda fakir aynı zamanda kötü bir kaç parça kıyafetiyle gezen birisi ise gerçek bir dahi olabilir. Fakat durum her zaman böyle midir? Hayır. Bazen karşınızda gördüğünüz kişi düşündüğünüz kişiyle aynıdır. Bu sadece imkanlarla olan bir şeydir bence. 2 türdeki insanın imkanları az ve çok olarak değiştiği için durum böyledir. Bu muhabbet nereden aklıma geldi diye sorarsanız ; gezdim biraz . Yaşadığım şehri . Adana'yı. Gördüm ki , semt'e göre yahut görünüşe göre insan yargılamak gereksiz ve yanlış . Ne kaba , düşüncesiz zenginler ya da ne kibar , ahlaklı fakirler. Kimseyi küçümsediğim yok . Böyle söyleyince bende öyle hissettim ondan söyleyeyim dedim. Bu düşüncemi yapmak içinde uzun zaman harcamadım . Sadece inceledim . Her gün gibi boş boş bakmadım insanlara . Anlamaya , görmeye çalıştım . Bu yaptığım şeyi her alanda yapmaya başladım açıkcası. Bazı durumlara daha düzgün kararlar alabiliyorum . Size de öneriririm. Saat 01.05 . İyi geceler.
8 Şubat 2013 Cuma
UMURUMDA DEĞİL!
Hahahaha! Bunu derken cidden umurunda değil mi ?! Yoksa o okuyor yazdığını ve senin hiç umursamadığını düşünmesi için mi bu ? Bence 2.ci şık . Umurunda değilse neden yazıyorsun ki? Zaten umursadığın için yazmıyor musun onu ? Kesinlikle öyle! Belki bi umut umursamadığımı görür de ''Off çok pişmanım buna geri dönmeliyim / Off ben her gün düşünüyorum fakat onun hiçte umurunda bile değil :(:(:(:(('' falan mı düşünmesini bekliyorsun , anlamadım ki? Bence gel sende çekirdekyiyengillere katıl. Biz çok mutluyuz bak. Sevgililer günü falanda boş ha . Hep para tuzağı bunlar. Valla bak. Güven bana.
Anlamak ?
Dusunceleri anlatmak kolay midir? Insan her dusundugunu karsisindakine
anlatabilir mi? Hatta daha onemlisi hissettirebilir mi? Karsidaki ne
kadar SEN? Yada sen ne kadar O'sun? Senin dusuncen kendince mantikli
fakat ona gulunc, sacma gelebilir . Belkide bu sebepten anlasamiyorz
karsimizdakilerle ,ailemizle ? Belkide onlarin bakis acisi cok farklida
bize yanlis , tuhaf vs. Geliyor? Peki hangisi dogru? Neden dogru? Kime
gore dogru? Bazen diyorum o kadar tecrube var aile bireylerinde kac
yasindalar sonucta bise biliyorlardir . Bazende onlarin zamaninda
farkliydi simdi farkli o yuzden ben hakliyim diyorum . Su atasozunu cok
severim . Akil yasta degil bastadir . Deginmeden edemiyecegim Osho'nun
olgunluk adli kitabinin en arkasinda ,
Yaşlanmak bilge olmak demek değildir. Eğer gençken bir aptalsan ve artık yaşlandıysan, sadece yaşlı bir aptal olursun, hepsi bu!Evet bi itirafta burdan geliyor ; pek kitap okumam . Hatta ...mmm hic tamam tamam hemen okumayi birakma! Kitap okumuyorum ama hic bisede bilmiyorum demedim . Bilmeseydim bunlari okurmuydun ? Belki okurdun ne bilim . Aman geri donelim konuya ,sadece en arkasını okumuştum :P Ne guzelde soylemis Osho. Bunu cok uzun dusundum ben . Dusundum ve dedimki kendimi gelistirmeliyim . Dusuncelerimi olgunlastirmaliyim . Birakalim fiziksel gorunumum cocuk olsun . Ben icimde buyuyeyim . Aklim buyusun , boyum degil . Hoş ! Ne kadar başarılıyım hiç bi fikrim yok . Ama umarım öyleyimdir :)
Olgunluk bir kişi asla aynı hatayı defalarca ve defalarca tekrar eder durur. O bir çemberin içinde yaşar; hiçbir zaman bir şey öğrenmez.
Sürekli başkalarının fikirlerini hesaba katan insanlar olgunlamamıştır. Onlar başkalarının ne düşündüğüne bağımlıdır. Onlar hiçbir şeyi özgün bir biçimde yapamazlar, dürüstçe söylemek istediklerini söyleyemezler; başkalarının duymak istediklerini söylerler.
6 Şubat 2013 Çarşamba
Yalan
Yalan mi? Her şey o kadar gercekti ki . Bi an icin benimdi diye
hissetmistim . Yanilmisim . Igrenc bi his bu. Hala inanmak istemiyor
insan , kendini o kadar cok baglamis ki birakamiyor ne olursa olsun.
Goremiyor ne oldugunu ne yapmasi gerektigini . Aşk kör ediyor onu .
Hissedemiyor kendini. Cunku onu hissediyor. Onunla olmak istiyor
.Sevismek. Onu hissetmek ama kendini unutuyor. Ayrilinca aradan aylar
geciyor ama hala unutamadigini hatirliyor. Yada unutuyor arada
hatirliyor. Kendini hala bilmiyor. Sanki bi kismi onunla birlikte gitmis
gibi. Acaba degdi mi diyor. Ben bi Mecnun'dum ama o benim Leyla'm miydi
diyor. Aşk bu mu diyor? Sahte mutluluk gercek aci . Aci evet tam olarak
hissettigim sey. Ulan ben ne yaptim yahu bunu hakedecek diyor.Tuhaf . Yine bu kelime . Tuhaf . Yada bana tuhaf geliyor diye
dusunuyorum . Bunu ben yapmazdim diyorum . Neden yapimki elime ne
geciyor? Diye dusunurdm . Ah benim aklimdan neler gecmiyor ki . Dusunmek
insanin dogasinda var elinde olmadan yapiyorsun. Dusunmeden kacamazsin
ki zaten . Hos bugun calistigim egitim bilimi dersindeki nottan ogrendim
bunu.. İnsan felsefeden kacamaz. Bu bi tur iskence sanirim. Ne kadar
kacsan o kadar kovaliyor seni dusunceler . Hos kacmasanda kovaliyor .
Zor ya . Valla . Bosver sen kanka gel cekirdek yiyelim.
28 Ocak 2013 Pazartesi
Yazmaya durma nedenim
Yazmaya durma nedenim ; basit . İlhamımı kaybettim sanırım . Bana ilham veren o şey. o kişi yada nesne . hayatımda yok galiba. yada unuttum . tuhaf zaten unuttuğumu sanıyordum . Bugün tekrar kazanıyorum fakat başka nedenden galiba . Herneyse yakında tekrar burdayım . sağlıcakla kalın.
16 Aralık 2012 Pazar
İnsanlar ve Beklentileri
Beklentileri ben iki şekilde ele alacağım . İlişki açısından oluşan beklenti ; şu aralar sıkça rastladığım bi durum insanların beklentileri neden bu kadar yüksekte? Belkide şu ÖSS 'ye hazırlanırken söylenilen ''hedefini yüksek tut ki ondan biraz aşağıda bi yer kazan '' lafını hayat gayeleri yapmışlar. İnsanlarla iki çift sohbet etmenin karşı tarafta ne gibi bi beklentisi olabiliyor şaşırıyorum . Sanırım bu kişiler genelde öyle .. Her iyi anlaştığı karşı cinsten bi beklenti içerisinde , bu durum ; flört hatta daha ilerisi bile olabiliyor . Bu durum onlara hayal kırıklığı yaşatabiliyor bazen ise karşılıklı bi durum oluşuyor . Neyse konu farklı yöne gitmeden ; sanıyorum ki bu tür insanlar bu hayal kırıklığına alışmış , herkesten bir şey bekledikleri için reddedilmek pek koymuyor :) Fakat bu beklenti olayı sadece ilişkilerde değil aynı zamanda hayatta , sosyal yaşamda , aile içerisinde bile oluyor . Benim hissettiğim şey şu ; bir şeyi beklenti haline getirmeden önce , o beklentiyi kimden , ne şekilde istediğinizi önemsemelisiniz . O kişi size değer veriyor mu ? Size siz olduğunuz için mi değer veriyor ? Sizi önemsiyor mu ? Bunları o kişinin size olan tavırlarını düşünerek cevaplandırmalıyız . Ancak ''babana bile güvenmiceksin! '' diyerek geçirdiğimiz şu günlerde insan kendini hedef almalı. Aslında şöyle diyebiliriz ; beklentilerimizi özellikle kendimizden istemeliyiz , çünkü her konuda olduğu gibi beklenti konusunda da en güvenmemiz gereken kişi kendimizdir . ÖSS konusuna tekrar girmek istiyorum :) Kendinize beklenti açısından önemser iseniz bu durum sizi hedefinizi daha kolay bi biçimde ulaşma yoluna sokar . Ya diğer insanlara duyduğumuz beklentiler ? Onları o kişinin sizi ne şekilde önemsediğini anlayarak çözebilirsiniz. Peki direk karamsar yaklaşarak '' beklentiler hep üzer '' dersek de yaşamamızın bir önemi olmaz bence . İnsan umuduyla birlikte vardır . Bir filmde arkadan bulanık sesle seslenen yaşlı amcalar gibi hissettim kendimi . Fakat gerçek olan bu . Umutlarımızı , beklentilerimizi her zaman var etmeliyiz ..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)